DÜNYANIN LİDERLERİ İSTANBUL’DA BULUŞUYOR!

DÜNYANIN LİDERLERİ İSTANBUL’DA BULUŞUYOR!


-- 37 ÜLKEDEN 52 PARTİ YONETİCİSİ İSTANBUL'DA BULUŞUYOR --

YDLN PROGRAMI



İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ DOLAPDERE KAMPÜSÜ
TC. Kültür Bakanlığı
İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi,
Şişli Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi, Murat Uluslararası Nakliyat ve John’s Coffee’nin destekleriyle;




Devamı için buraya tıklayın...
|

PC, Mac ve Linux?!..

Hangisi daha yaygın ve piyasa lideri? Mac'in reklamlarını hicveden Novell'in Linux reklamları bir harika. Doğrusu insan gerçekten karar veremiyor piyasa lideri kimdir diye....

|

Bu sabah bogazici (28 Mart)

|

Televizyon mu yoksa ayna mı?

Peki ikisi birden olsa ne iyi olurdu? Kullanılmadığı vakit veya kullanıcıya göre duyarlı bir durumda ayna sandığınız ekran aniden televizyona dönüşse?!.. Ben tuttum bu ürünü ama biraz pahalı şimdilik....

|

YouTube'da yılın en yaratıcı çalışmasında birinci sırada...

|

Pepsi Reklamı


Benim tercihim normalde Coca Cola'dır ama bu reklam bir harika, P. Diddy'de sevmem işin içine katılır ise sizlerle paylaşmamam imkansızdı? Günün video blogu bu sefer bir Pepsi reklamı olarak geliyor karşınıza.

|

Sevgi her yerde var!...

Çok çok eski bir haber bu. Bugün tekrar önüme çıktı sizler ile paylaşmak istedim. Hıncal Uluç'un uzun zaman önce hakkımda yazdığı bir haber, daha doğrusu ilk kitabım ile ilgili olarak yazdığı. Bu arada J.Yorgo Wiestmich'in aslında kim olduğunu ve aşağıdaki şiirin kimin için yazıldığını sadece ben, eşim Saadet ve 2 kişi daha biliyor sadece. Bu bir sır ve Davinci Şifresi tadında ben bunu aslında nikah davetiyemiz de açıklamıştım, hala elinde olanlar var ise bu yazarın kim olduğunu oradan çıkartabilirler. Bu kadar da ip ucu vermiş olayım. Neyse lafı uzatmayayım, nasıl olsa Hıncal Uluç uzun uzun yazmış, buyrun okuyun;



Sevgi her yerde var!. ( 2 Eylül 1995 tarihli Sabah gazetesinden)
Hıncal Uluç

"Microsoft Fox pro 2.6 for Windows ile Programlama.."

Kitabın adı aynen bu işte.. Bir kitapçı tezgâhında görseniz, eğer, bilgisayarla uzmanlık düzeyinde özel ilgili değilseniz, açıp bakmazsınız bile.. Ve açıp bakmadığınız için de neler kaçırmış olabileceğinizi hiç düşünmezsiniz..
Gökçen Karan'ın kitabı aylarca masamın üzerinde durdu. Kapağının açılması için sıra bekleyerek.. Aslında anında Ergun Hiçyılmaz'a gidebilirdi. Konu, hele hele kitabın başlığı beni hiç mi hiç ilgilendirmediği için. (Bana gelen yığınla kitaptan bir bölümünü, Ergun'a veriyorum.. O inanılmaz arşivine alıyor seçtiklerini.. Almadıklarını, o da başkalarına devrediyor. Böylece kitaplar elden ele dolaşıyorlar, atılıp, unutulma yerine.. İşe yarıyorlar.)
Merakım beni dürttü gene.. En gereksiz görünen reklam broşürlerine bile başından sonuna bir göz atarım, işe yarar bir şey çıkar mı diye.. İşte bu merakım, size, az sonra okuyacağınız enfes satırları getiriyor. "Sevdiğim" diye başlayan bu yazı, ister inanın, ister inanmayın, "Microsoft Fox Pro 2.6 For Windows ile Programlama" kitabın önsözü..
Yazarı J. Yorgo Wiestmich, Türkiye'de yaşayan bir şair. Yazıyı sevdiği kız için yazmış. Birlikte olmayacakları halde bile, insanların sevebileceklerini anlatıyor.. Ben de tutmuş size yazıyı anlatıyorum. Aslını nasılsa sunuyorken..





Sevdiğim,
Bazen insanlar düşünür. Hayatın anlamı nedir diye.. Bunu zaman zaman ben de düşünüyorum. Hayatın anlamı nedir diye.. En azından seni tanıyıncaya kadar düşünüyordum. Gerçeklerin acı olduğunu ve bu yüzden biberin acı olduğunu anlatan bir espriyi hatırladım. Halbuki biliyor musun, bütün biberler tatlıdır. Zira hayat sanıldığı kadar acımasız ve acı değil.

Sadece hayattaki tadı alabilmeli, kendi istediğin gibi yaşayabilmelisin.

Çevrenin ne diyeceğini umursamadan.. Zira sen yaşayamadıkların ile beraber ölüp gittiğinde çevrenin sana bir yardımı olmayacak.

Kendini özgür bırak, ne hissediyorsan onu yap. Çoğu insan gibi, mesela benim gibi, ne yapmam gerekiyorsa onu yapma, bırak duygularını perdelemeyi, bırak ırmaklar gibi coşsun. Bir sevdiğinin elini tutarken yaşadıklarının yanlış olduğunu düşünüp hayıflanma, bırak o sevgi senin tüm benliğini sarsın. Eğer onun gerçekten aradığın olduğuna inanıyorsan, ona sımsıkı sarıl, onu yaşa, onu bırakma.
Günün birinde belki anlarsın ne kadar sevdiğini, ne kadar sevebileceğini, ne kadar sevildiğini, ne kadar sevilebileceğini, ama iş işten geçmiş, sevgilin, seni seven gitmiş, yitmiş olabilir. İşte o zaman üzülme vaktidir. Yerli yersiz ağlama vaktidir. İşte o zaman çevrene dönüp, şimdi ne yapacağım diye sorma vaktidir. Alacağın cevabı sana söyleyeyim güzelim. Bilmiyorum diyecekler, senin dediğin gibi. Ben biliyorum oysa, oysa sen de biliyordun. Hep bildin zaten. Ama öyle olmadın.

Ama artık sen de biliyorsun, biliyorsun ki, en azından bir kez gerçekten sevildin. Ve yine biliyorsun ki, bu sevgi bitmeyecek. En azından ben bitene kadar.

Yaşa.. Doğru bildiğin insanı bul ve onunla yaşa, ama bu dostunu sakın unutma.. Bil ki unutulmayı hiç sevmem. Ve bil ki kurallarım vardır, herkes buna uymak zorundadır. Dostlarım benden önce ölemezler.
Dostlarım benden çok üzülemezler. Dostlarım benden çok sevemezler. Ve dostlarımı kimse benden çok sevmez. Artık Wiestmich'in dostusun.

Yaşa bu hayatı sevdiğim, limon gibi sömürerek, tüm ekşiliğine rağmen tadını alarak yaşa.
(2 Eylül 1995'te yayınlandı)

|

Big brother is watching you!..



Bryan Mayers tarafından hazırlanmış olan bir haber. Eğer vaktiniz varsa izleyin biraz uzun çünkü, Amerika'nın e.postaları nasıl monitor ettiği üzerine bir haber.


|

TUNA BEKLEVIC: KAPATIN GENCLIK KADIN KOLLARINI ANLAYALIM ANYAYI KONYAYI

GTP BASIN BULTENI:  16.03.2007 CUMA



Guclu Turkiye Partisi (GTP) Genel Baskani Tuna BEKLEVIC, uyelerinin %25'inin kadin %15'i genc oldugunu gururla aciklayan CHP'yi "CHP bir marifet yapmis, acikladi" diyerek agir elestirdi.



GENEL BASKAN EMRI ILE KADIN GENC KAYDEDEN PARTI



Beklevic "Sn. Baykal teskilatlarinizdaki uyelerinize kadinlari ve cocuklarinizi kaydedin diye emir verdiginizi herkes biliyor, siz siyasette samimiyetsizligin yasayan temsili oldunuz" dedi.



BIZIM YONETIM DE KADIN ORANI %67



Siyasette olmasi gerekeni bir marifet gibi aciklayan CHP'nin kadin ve genclere hic bir il yonetiminde yer vermedigini oysa GTP'nin Istanbul il yonetiminde kadin oraninin %67 oldugunu hatirlatan Beklevic, "bu durumun marifet degil olmasi gereken olagan durum oldugunu birisinin artik birisinin Sn. Genel Baskan'a hatirlatmasi gerekir" dedi.



Cumhuriyetin en genc partisi olan GTP'nin kurulmasi ile kadin ve gencligin siyasete katilimi ile ilgili Turkiye'de bir sorun kalmadigini hatirlatan Beklevic CHP'nin siyaseti sadece AKP ile didismek zemininde degerlendirdigini ifade etti.



"Dunya donuyor, zaman geciyor, Turkiye degisiyor" diyen Beklevic degismeyen tek seyin geleneksel siyaset zihniyeti oldugunu uzuntu ile seyrettiklerini ifade etti.



KAPAT GENCLIK KADIN KOLLARINI ANLAYALIM ANYAYI KONYAYI



Cok samimiyseniz buyrun hodri meydan kapatin bizim gibi genclik ve kadin kollarinizi partinin gercek sahipleri kadinlariniz ve gencleriniz olsun diyen Beklevic, kadini ve gencligi ayri bir kategoride degerlendiren geleneksel siyaset anlayisinin cokusunun cok yakin oldugunu savundu.

|

Losangeles Times : Atatürk'le ilgili şaka yapmak da modernleşmenin bir parçası

Radikal gazetesinden alıntıdır, haberi okumak isteyenler buraya tıklayabilir. Radikal gazetesi'de bu haber Los Angeles Times gazetesinden almış, orjinalini okumak isteyen buraya tıklayabilir. Ben Atatürk'e karşı yapılan şaka ve hakaret içeren konuşmalara karşıyımdır. Yani bir yanım Amerika'da ki gibi özgürce herkesin fikrini söyleyebilmesini savunurken bir yandan da bize yıllarca öğretilen ve sonrasında kendim okuyarakta öğrendiğim bu değerli insan için güzel duygular beslerim. Bu yüzden benim için değerlidir. Bu yazıyı okuyunca biraz düşünmeye başladım; isterseniz okumaya devam edin.

Devamı için buraya tıklayın...
|

SKYPE: Şimdi herşey değişecek!..

Skype31_1  SKYPE yine yapacağını yaptı. Üzgünüm çevirmeye üşendim hepsini ama aşağıda tamamını veriyorum okursunuz. Kısaca izah edeyim. Kendinize dakikası maximum USD 2.50 üzerinden dilediğiniz uzmanlık veya hizmet için bir tanım yapıyorsunuz. Örneğin ben size web sitesi dizaynı veya hukuk danışmanlığı hakkında birşey sormak, danışmak istiyorum. Bu durumda paypal üzerinden giderek kredi kartım ile size kayıt yaptırıyorum. Sonra konuşmaya başlıyoruz. Örneğin elinizde bir fotoğraf var ve bunun üstüne birşeyler ekletmek, düzelttirmek istiyorsunuz. Karşı taraf bunu dakikası 1.30 USD'ye yapıyor mesela. Hizmet süresi toplamı sizin kredi kartınızdan paypal üzerinden hizmet verene aktarılıyor. SKYPE tüm hizmetlerden %30 komisyon alıyor.



Şimdi pek çok şey değişecek, kısa sürede dünya çapında hizmet veren pek çok küçük hücresel işler türeyecek. Umarım Türkiye'de de birileri bunun farkına varırlar. SKYPE 3.1 ile ilgili bilgi edinmek için buraya tıklayınız.

|

Boğaz'da denizaltı gemisi



Günün video blogu. Bu sabah çektim, kalite için kusura bakmayın son anda gördüm. Bana ilginç geldi, doğrusunu söylemek gerekirse ilk defa yüzen bir denizaltı gördüm.

|

AKP, fıkracı başkan için ihraç istedi

(Milliyet gazetesinden alıntıdır: http://www.milliyet.com.tr/2007/03/08/siyaset/siy03.html )



Şimdi madem 1 tane video için Youtube'a erişimi durdurdunuz. Adam Atatürk'e güpegündüz kalkıp neler demiş? STAR'daki haberi seyretmeyen var ise aranızda aşağıda buyrun seyredin. Demek ki tek bir video için koca bir portali kapatıyorsunuz o zaman bu adam hangi partiden? AKP'mi ? AKP'ye erişimi durdurun ve hak yerini bulsun. Mantık aynı değil mi? 1 video 1 site, 1 adam 1 parti. Üstelik bu adam bizim içimizden bir seçilmiş. Bu konuda neler yapılacak bunu çok merak ediyorum. Nasıl ? AKP'yi kapatmak zor mu? Haa doğru ya iktidar partisi AKP biraz zor olur. OK o zaman, açık kalsın. Youtube kapatıldı nasıl olsa, vatanı kurtardık Happy

|

Youtube erişiminin kısıtlanması ile ilgili



Mahkeme kararı ile Atatürk'e hakaret eden bir videodan dolayı Youtube.com adresine erişim biliyorsunuz durduruldu. Yukarıdaki sayfa çok büyük bir ayıp olarak dünya Internet tarihine kazındı. Çin, Suudi Arabistan, Tunus, İran ve Küba ise Dünya'da Internet'e sansür uygulayan diğer ülkeler. Şimdi bunların yanına bir de Türkiye eklendi. Yurt dışındaki arkadaşlarım ile yazıştığımda Avrupa

Devamı için buraya tıklayın...
|

En büyük Türkçe Video Blog Portali : DailyMotion

Şu anda Türkçe en büyük video blog portali kim biliyor musunuz? Dailymotion.com 'dan başkası değil tabiki. Zira büyüklük olarak dünya üzerinde Youtube'dan sonra 5 nci sırada, reklam gelirleri olarak ise dünya ortalamasında 13'ncü sırada. Sadece DailyMotion'un aylık hiti nerede ise Türkiye'de en çok ziyaret edilen MyNet'in toplam hitinden bile yüksek. MyNet'in hiti zaten diğer hepsinden yüksek. Yani vidivodo, pikniktube, sendeyolla gibi benzerlerinin çok ama çok üstünde ve kıyas kabul edemeyecek bir seviyede. Aşağıdaki videoda ise bu servisin arkasında nasıl bir altyapının bulunduğu izleyebilirsiniz. Bir sonraki video'da ise Türkçe DailyMotion'u görebilirsiniz.



Bana sürekli soruyorlar, Türkçe bir video blog portali olarak kimi tavsiye ediyorsunuz diye, ben hiç düşünmeden size DailyMotion'u öneriyorum. DailyMotion'a gittiğinizde bir Amerikan bayrağı göreceksiniz, oraya tıklayın ve çıkan Türk bayrağına tıklayın. Böylece artık hem Türkçe bir arabirime sahipsiniz hemde videolarınız uluslararası arena'da çok sağlam bir altyapı ile izleniyor olacak.







En büyük ve altyapısı en güçlü Türkçe Video Blog Portali, DailyMotion.Com



|

Sanal giysi deneme cihazı

AŞAĞIDAKİ VİDEO YOUTUBE'DAN ALINTIYDI. YOUTUBE'A ERİŞİM ENGELLENDİĞİ İÇİN SİZE BU TEKNOLOJİK GELİŞMEYİ GÖSTEREMİYORUM, ÜZGÜNÜM. SANSÜRÜN HER TÜRLÜSÜNÜ DE BİR KERE DAHA KINIYORUM...







Bunu daha önce duymuştum ama görmemiştim. Eski bir haber aslında. Mağazaya gidiyorsunuz, istediğiniz giysiyi buluyorsunuz ve ayna karşısında giymeden deniyorsunuz. Denediğiniz giysiye oyda veriyorsunuz, böylece giyin çıkar eziyetine katlanmadan çok kısa sürede belkide giymeye cesaret bile edemeyeceğiniz giysileri deneyebiliyorsunuz. Japonya'da da bunun digital mirror şeklinde bir benzeri yapıldı çoktan. Aynada kendinizi çok değişik şekillere sokabiliyorsunuz. Bakalım bu teknolojiyi Türkiye'de ilk hangi mağazada göreceğiz?

Devamı için buraya tıklayın...
|

Dilara'nın ölümünün sorumlusu kim?



Ben aşağıdaki linkteki haberi yaptığımda arkadaş çevrem bana şunu söyledi. Hep kötü şeylerden bahsediyorsun, çünkü ben bu haberi Türkiye'den dakikalar şeklinde yurt dışına yayın yapan bir siteye de yerleştirmiştim. Türkiye'nin kötü tanıtımını yapıyormuşum onlara göre. Öyle ya kötü olan şeyleri gizlemeli böylece kimseye ayıplarımızı göstermemeliyiz. Tek sorun yabancıya kötü gözükmek mi? Tek tasamız bu mu? Yolda açık bırakılan logar kapaklarını da gizleyelim o zaman... Hadi bunu da gizleyin.

http://www.gokcenkaran.org/2007/01/sokaktaki_bubi_.html



Bence Dilara'nın ölümünün sorumlusu hepimiziz. Açık kalan logar kapaklarını yedi düvele duyurmayan, bununla ilgili haber yapmayan basın suçlusu. Orada açık kalan logar kapağından dolayı müteahhit firmaya tepki koymayan çevre halkı suçlusu. Benim gibi suskun demokratlarda suçlular arasında. Sesimizi daha fazla yükseltemediğimiz için. Başkan Topbaş suçlu değil mi peki? O'da suçlu. İhalelerin düzgün gittiğini kontrol etmediği için. Çalışmaları yapacak firmaları düzgün denetlemediği için veya düzgün denetleyecek birilerini çalıştırmadığı için.



Şimdi bir kere daha düşünün. Ayıplarımızı örtmelimiyiz yoksa herkese duyurmalımıyız? Ayıplarımızı örtmeyin, logar kapaklarını örtün onun yerine. Açık kalan logar kapaklarını veya gördüğünü ve aslında olmaması gereken her aksaklığı her sorunu lütfen paylaşın, herkesle, dünya ile. Varsın turist gelmesin logar kapakları açık kalan ülkeye.

|

Şalterler 19:55'de inecek OK peki yüzbinlerce şalter 20:00'de kalkınca ne olacak?

Çevre konusunda duyarlı birisi sayılırım. Mantıklı her türlü protestonunda arkasındayım. Ama ne yazıkki içinde bulunduğumuz dünya yine içinde yaşamaya mecbur olduğumuz tek gezegen. Ve içinde bulunduğumuz ekonomi daha iyi hale getirene kadar yaşamaya mecbur olduğumuz tek ekonomi. Şimdi 19:55'de şalter inecek çok güzel. Herhalde bir aklı evvel çıkıp itfaiyenin veya belediye

Devamı için buraya tıklayın...
|